Kahve molası vermişken eski albümleri karıştırayım dedim ... veee bakın ne buldum :)))
Ailecek güzel olan, daha doğrusu Rabbimin yarattığı herşeyi çook severiz...
Hafta içi yoğun olan iş tempomuzun ardından hafta sonumuzu manzara karşısında ruhumuzu ve kafamızı dinlendire bileceğimiz rahat mekanların olmasına özen gösteririz.
Gezelim, yeni yerler keşfedelim dediğimiz bir gün ( sekiz yıl önce ) kendimizi polonezköy'de bulduk ...
Yaz olduğu için heryer yemyeşildi sağı solu orman olan vee ağazaçların yeşillikleri ile büyülenmiş yolları muhteşem güzeldir, bakmaya doyum olmaz diye ancak ben bu kadar güzel olan doğa harikasına derim işte.... Çoğunlukla yolda giderken ilgimizi çeken manzara, dağ, bayır vs. ne varsa durup etrafı inceler, ardından hazır bu kadar temiz bir ortamdayız fırsat bu fırsat dercesine doya doya ciğerlerimize temiz olsijen alış verişi yapardık :))) Eyyy gidi günler zaman hızla geçiyor bahsettiğim olay nerden baksanız sekiz sene öncesi anlatırken ne kadar kısa dimi ???
Hayat!... bir varmış bir yokmuş....
- Polenez köyün butik otelleri, yaylalara kurulmuş kır bahçeleri, at çiftlikleri, piknik alanları, kendin pişir kendin ye mekanları, hayvanat bahçeleri, kafeleri, tarihi bir kilisesi, yeşilliğin bol olduğu vee en önemliside şehir merkezinden uzakta olan bu köy muhteşem bir yer gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim... Biz vaktimizi genelde yaylara'da, piknik alanlarında, çoğu zamanda yürüyüş yaparak geçirirdik sıcak kanlı insanları ile sohbet etmekte ayrı bir keyifti bizim için :) ne yersek yiyelim önemli olan huzurumuzdu kuşların cıvıltısı, rüzgarın içimizi serinleten esintisisi, ahır kokuları, yeşillik derken bırakı verirdik kendimizi doğa ananın kucağına ....çocuklar kadar hür ve şendik yaylalarda koşar, bazende bulduğumuz hamakta keyif yaparken uyuklardık...
Aslında insan oğlu çook nankörüz unuttuğumuz bir şey var ??? Paranın satın alamayacağı tek şey sağlık çoğu zaman hiç birimizin aklına bile gelmez şükretmek...
- Ve bir gün...
Yaz bitti kış geldi vee biz yolda giderken istanbulda hiç kar yokken polonez köye kar yağdığını görünce çocuklar kadar mutlu olup çığlık atmıştık ağaçların yeşillikleri artık beyaz bir örtüye bürünmüştü o ne muhteşem bir görüntüydü tam kart postal'lık diye bilirim kar yağdığı zaman mutlaka gitmenizi tavsiye ederim....
Gelelim hayvanat bahçesine Country Club tarafından işletilen bu mekanı mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim özellikle hayvanat bahçesini gezmek için.
Hayvanat bahçesinde kaç çeşit hayvan var bilmiyorum ama hemen hemen su hayvanlarının dışında hepsinide görmüştük diye bilirim.
Aileler için yapılan çardaklar mangalıda ortada, hamaklar, çocuklar için oyun parkurları ve sahnesi vardı gerçi gece hiç gitmedik gündüz ve hafta sonu gittiğimiz için kalabalık bir yerdi sadece hayvanat bahçesini gezmekten keyif aldım kalabalıktan bunaldığımı gizleyemem bizim için hayvanat bahçesi için kısa gezinti yapılıp çıkılacak biryer ...
Ailecek güzel olan, daha doğrusu Rabbimin yarattığı herşeyi çook severiz...
Hafta içi yoğun olan iş tempomuzun ardından hafta sonumuzu manzara karşısında ruhumuzu ve kafamızı dinlendire bileceğimiz rahat mekanların olmasına özen gösteririz.
Gezelim, yeni yerler keşfedelim dediğimiz bir gün ( sekiz yıl önce ) kendimizi polonezköy'de bulduk ...
Yaz olduğu için heryer yemyeşildi sağı solu orman olan vee ağazaçların yeşillikleri ile büyülenmiş yolları muhteşem güzeldir, bakmaya doyum olmaz diye ancak ben bu kadar güzel olan doğa harikasına derim işte.... Çoğunlukla yolda giderken ilgimizi çeken manzara, dağ, bayır vs. ne varsa durup etrafı inceler, ardından hazır bu kadar temiz bir ortamdayız fırsat bu fırsat dercesine doya doya ciğerlerimize temiz olsijen alış verişi yapardık :))) Eyyy gidi günler zaman hızla geçiyor bahsettiğim olay nerden baksanız sekiz sene öncesi anlatırken ne kadar kısa dimi ???
Hayat!... bir varmış bir yokmuş....
- Polenez köyün butik otelleri, yaylalara kurulmuş kır bahçeleri, at çiftlikleri, piknik alanları, kendin pişir kendin ye mekanları, hayvanat bahçeleri, kafeleri, tarihi bir kilisesi, yeşilliğin bol olduğu vee en önemliside şehir merkezinden uzakta olan bu köy muhteşem bir yer gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim... Biz vaktimizi genelde yaylara'da, piknik alanlarında, çoğu zamanda yürüyüş yaparak geçirirdik sıcak kanlı insanları ile sohbet etmekte ayrı bir keyifti bizim için :) ne yersek yiyelim önemli olan huzurumuzdu kuşların cıvıltısı, rüzgarın içimizi serinleten esintisisi, ahır kokuları, yeşillik derken bırakı verirdik kendimizi doğa ananın kucağına ....çocuklar kadar hür ve şendik yaylalarda koşar, bazende bulduğumuz hamakta keyif yaparken uyuklardık...
Aslında insan oğlu çook nankörüz unuttuğumuz bir şey var ??? Paranın satın alamayacağı tek şey sağlık çoğu zaman hiç birimizin aklına bile gelmez şükretmek...
- Ve bir gün...
Yaz bitti kış geldi vee biz yolda giderken istanbulda hiç kar yokken polonez köye kar yağdığını görünce çocuklar kadar mutlu olup çığlık atmıştık ağaçların yeşillikleri artık beyaz bir örtüye bürünmüştü o ne muhteşem bir görüntüydü tam kart postal'lık diye bilirim kar yağdığı zaman mutlaka gitmenizi tavsiye ederim....
Gelelim hayvanat bahçesine Country Club tarafından işletilen bu mekanı mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim özellikle hayvanat bahçesini gezmek için.
Hayvanat bahçesinde kaç çeşit hayvan var bilmiyorum ama hemen hemen su hayvanlarının dışında hepsinide görmüştük diye bilirim.
Aileler için yapılan çardaklar mangalıda ortada, hamaklar, çocuklar için oyun parkurları ve sahnesi vardı gerçi gece hiç gitmedik gündüz ve hafta sonu gittiğimiz için kalabalık bir yerdi sadece hayvanat bahçesini gezmekten keyif aldım kalabalıktan bunaldığımı gizleyemem bizim için hayvanat bahçesi için kısa gezinti yapılıp çıkılacak biryer ...
TARİHİ KİLİSESİ
YEŞİLLİĞİN BOL OLDUĞU YOLLARI
HAYVANAT BAHÇESİNİN GİRİŞİ
KANGURUNUN KARNINA DİKKAT ??? :=)))
POLONEZ KÖYÜN TARİHÇESİ
1775 yılında Polonya devleti, Avusturya-Rusya ve Prusya tarafından bölünerek işgal edildi. Polonya'nın parçalanmasını kabul etmeyen Osmanlı İmparatorluğu bu alanı Polonyalı siyasi göçmenlerin sığınağı haline getirmiştir. Polonya ve Macaristan'daki ayaklanmalardan (1831-1863) ve Kırım harbi'nden (1856) kaçan subay, asker, yazar ve prens, Osmanlı himayesi altında yaşamak için burada güven ortamı buldular.
Bu istila ve bölünmeden sonra ise Paris'te bir Ulusal Polonya Hükümeti kurulmuştur. Sürgündeki Hükümetin başkanı olan Prens Adam Czartoryski, Polonya'nın bağımsızlığını Osmanlı İmparatorluğu ile beraber Ruslara karşı savaşarak elde edebileceğini öngörmüştü.
Prens Adam Czartoryski 1841 yılında İstanbul'da ŞARK AJANLIĞI adı ile anılan Polonya temsilciliği kurmuş ve bu temsilciliğin başına Polonyalı ünlü şair Michal Czajkowski (Çayka Paşa)'yı tayin etmiştir. Michal Czajkowski sonraki dönemlerde İslam dinine geçerek MEHMET SADIK PAŞA isim ve rütbesini almış ve Polonya ve Slav ırkından iki alay askeri burada toplamıştır. Osmanlı İmparatorluğu 1856 yılında Kırım Savaşı’na girerken Polonya’dan kaçan asker ve siviller toparlayıp Osmanlıyla birlikte savaşa katılmışlardır. Savaş sonrasında Sultan Abdülmecit şimdiki Polonezköy’ün bulunduğu topraklara yerleşim izni vermiştir.
Önceleri Osmanlılarca Adamköy olarak anılan bu Polonya köyü, daha sonra "Polonez Karyesi" adını almıştır. Devlet burada yaşayan mültecilere 1894 vatandaşlık belgesi vermiş ve 1923 yılında köye Polonezköy adı verilerek etnik bir kimlik kazandırılmıştır. Adampol'u farklı kılan en önemli özelliklerinden birisi, tarihidir. Burada yaşam, her şeyden önce insanların güvencesine bağlıydı. Bu da, özellikle çorak ve tarlaların ihya edilmesi ve evlerin inşası demekti. 1856 yıllarından sonra Adampol'da tarıma dayalı bir düzen yerleşmeye başlamış, özellikle tahıl, patates ve mısır ekimi yapılmaktaydı. Bununla beraber çevredeki ormanlardaki çeşitli av hayvanlarının avlanması ile süregelen avcılık da köyde önemli bir yer tutmaktaydı. Adampollular vefalı birer Türk vatandaşı olmalarına karşın kendilerini Polonyalı olarak hissediyorlardı.
Ünlü kişiler arasında ilk olarak 1937 yılında Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK, 21 Mart 1994'te Polonya Cumhurbaşkanlarından Lech Walesa, 13 Haziran 1996'da Aleksander Kwasniewski Polonezköyü ziyaret etmişlerdir. Çok sayıda Polonyalı diplomat, bakan ve ordu mensupları Türkiye ziyaretlerinde Polonezköy'e mutlaka uğramaktadırlar. Polonezköy, 165 yılı aşkın bir süredir Polonya kültürünü bu bölgede yaşatmaktadır. | ||||||
| ||||||
| Polonyalı Şair Adam Mickiewicz | ||||||